Anasayfa » ALINTI » Sosyal Medyada Var Olmak KOBİ’lere Neler Kazandırır? (1. Kısım)
Sosyal Medyada Var Olmak KOBİ’lere Neler Kazandırır? (1. Kısım)

Sosyal Medyada Var Olmak KOBİ’lere Neler Kazandırır? (1. Kısım)

 Sosyal Medyada Var Olmak KOBİ’lere Neler Kazandırır? (1. Kısım)Bu sayıda sizlerle paylaşmak istediğim konu bunun bir türevi olarak nitelendirilebilir. Sosyal medyada var olmak. Konuyu sizlere bir uygulama örneğinden yola çıkarak aktarmak istiyorum. 

 

Amacım, KOBİ’lerimizi, bu uygulamaların benzerlerini gerçekleştirmek konusunda yüreklendirmek. Elbette kendi amaç ve pazarlama stratejilerine uygun olması durumunda ve içinde bulundukları sektör ve özellikle de hedefledikleri kişi ve kurumların ihtiyaç ve beklentilerini dikkate alarak. Aksi durumda doğru bir iş yapalım derken, işi doğru yapmadıkları için beklenmeyen sonuçlar doğabilir. Sanal dünyada var olmanın bir türevinin de sosyal medya da var olmak olduğuna geri dönelim. Sosyal medyanın açıklamasını özellikle yazının içeriğinden rahatlıkla anlaşılacağına güvenerek, öncelikle başlıkta yer alan Web 2.0 teknolojisinin pazarlama iletişiminde bir işletmeye neler kazandırabileceğini anlatmaya bir uygulama örneği ile başlayalım. Bu uygulamanın bir bölümünde ben de yer alma şansını yakaladım. Yani sözünü ettiğim o sosyal medyayı oluşturan kişilerle hem gerçek ortamda hem de sanal ortamda beraberdim. Bu nedenle sizlere konuyu bizzat şahit olduğum faaliyetler ve katıldığım etkinliklerle anlatmak istiyorum.

İçinde Web 2.0 uygulaması olan, sosyal medyada var olma hedefini amaçlayan ve bu yazının konusu olan pazarlama iletişimi uygulamasını anlatmaya daha açıklayıcı olması için sürecin başından değil ortalarından başlamak istiyorum. 15 Aralık Salı günü bir lansmana davetliydim. Lansman bir video blog sitesinin fiziksel ortamda tanıtımının gerçekleştirildiği lansmandı ve bildiğim kadarıyla blog sitesi lansmanı olarak bir ilkti. Sitenin ismi www.bizimusulmakarna.com . Bu site bir video paylaşım sitesi olup Türk usulü makarnaların pişirildiği video görüntüleri içeren, makarna ile yapılan yemek, salata, tatlıların resimli ve videolu tariflerinin yer aldığı, site ziyaretçilerinin kendi tariflerini paylaştığı, konunun meraklılarına uygun biçimde kategorilere ayrılmış yemek ve makarna çeşitlerinin sunulduğu, okuyucuların yemek tariflerini ve yorumlarını yazabildiği etkileşimli bir paylaşım sitesi. Diğer bir ifadeyle bir Web 2.0 uygulama örneği.

Bu noktada konuya yabancı olan KOBİ sahibi ve yöneticilerimizin konudan kopmalarını önlemek amacıyla bazı temel bilgilere yer vermek istiyorum. Web 2.0’ın ilk versiyonu olan Web 1.0’dan farkı kısaca şöyle. İnternetin hayatımıza girdiği ilk yıllarda kişi veya işletmeler, kurumlar internet kullanıcılarına kendilerini, ürün ve hizmetlerini anlatmak için, tanıtım amaçlı Web siteleri kurdular. Bunlar durağan sayfalardan oluşan sitelerdi. Yani bir broşür niteliğinde, iletişimin tek taraflı kurgulandığı sitelerdi. Ancak, İnternet ve Web teknolojilerinin gelişmesiyle, Web 2.0 uygulamaları olarak nitelendirdiğimiz uygulamalara yönelmek mümkün oldu. Sosyal medya diye isimlendirdiğimiz bir medyanın oluşmasına da neden olan bir Web 2.0 uygulama örneği işte yukarda sözünü ettiğimiz blog sitesi. Web 1.0 ile Web 2.0’ın farklılığını daha yalın bir dille anlatmak gerekirse Web 1.0 da statik ve tek taraflı yayın yapan web sitesi yerine Web 2.0 da, dinamik ve kullanıcı tarafından oluşturulan içerikler (user generated content) söz konusu. Hatırlayanlar olacaktır Web 1.0’da ziyaretçi defterleri açılır ve bu şekilde ziyaretçiden geri iletim beklenirken, veya bir iletişim formu doldurarak veya e-posta ile haberleşme şekli tercih edilirken, Web 2.0 uygulamalarında ziyaretçi doğrudan web sitesine yorum yazabiliyor, fotoğraf ve video yükleyebiliyor, bunları arkadaşları ile gerçek zamanlı paylaşabiliyor. Paylaşım sürecinden kısaca bahsetmek için yukarıdaki örneğe dönecek olursak sitede belirli aralıklarla yeni videolu yemek tarifleri yayınlanıyor. Bu videoların yayınlanmasıyla birlikte sitenin ziyaretçileri bu videoları hem kendileri izliyorlar hem de bu videoyu arkadaşlarıyla paylaşarak yemeğe ve yemek yapmaya meraklı olan kişilerin de haberdar olmalarını sağlıyorlar. Site yeni videolu yemek tariflerinin yayını sadece bu şekilde duyurmuyor elbette. Sitede HABERİNİZ OLSUN başlığıyla bir bölüm var. Devamında şu yazıyor. “Sitemizde haftada birkaç kez yeni makarna tarifi videosu yayınlanıyor. Yeni video yayınlandığında size haber vermemizi ister misiniz? O zaman aşağıdaki kutuya e-posta adresinizi yazıp GÖNDER butonuna basın”. Konuyu her ne kadar dağıtmamak için çaba sarfetmeye çalışsam da sadece bu mesajın içeriğinin, yeni nesil pazarlama iletişiminin tipik ve doğru bir şekli olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Çünkü bu bir izinli pazarlama yöntemi. Çünkü e-posta adresi site ziyaretçisinden onun bilgisi dahilinde ve onun isteğiyle alınıyor. Buradan da görüyoruz ki spam, yani alıcının istemediği e-posta mesajı gönderme alıcı için ne kadar itici ise, gönüllü olarak verilen e-posta adresi bir o kadar kıymetli. Alıcının izni dahilinde verilen bir e-posta adresine onun ilgisini çekecek bir pazarlama mesajı göndermenin ne denli olumlu getirisi olacağı ise tartışma götürmez bir gerçek.

Web 2.0 uygulamasına örnek olarak anlattığımız bu blog sitesinin lansmanına geri dönerek konuyu aktarmaya devam edeceğim. Lansmana, birçoğu yemek ve pazarlama konularında blog siteleri olan bloggerların yanı sıra basından da anlamlı sayıda basın mensubu ilgi gösterdi. Lansman blog sitesinin içeriği kadar samimi ve paylaşımcı bir kurguyla gerçekleşti. Bu da sosyal medyada var olmanın bir başka kuralı. Samimiyet, dürüstlük ve paylaşmak. Aksi halde bu medya çok acımasız olabiliyor. Siz kullanıcınıza, müşterinize ne kadar yakın ve samimi olursanız onlardan da o derece samimi karşılık görme ihtimaliniz artıyor. Bu noktada bir önceki Kobilife sayısındaki yazıma gönderme yapmak istiyorum. Müşteri ilişkilerinde müşteri odaklı yaklaşımın en önemli bileşenlerinden birisinin onlarla vazgeçemeyecekleri samimi ilişkiler kurmak olduğunu vurgulamıştım. İşte özetlemeye çalıştığım uygulama örneği, blog sitesiyle, lansmanıyla, lansman sonunun tam öğle yemeği saatlerine raslatılarak bizim usul makarna çeşitleriyle donatılan bir yemek davetiyle sonlandırılan samimi ve katılımcılarını etkinliğin içine alan bir uygulamaydı.

Hakkında sosyalmedyapazarlama

Check Also

MarkeFront, T.C. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansına Etkili Sosyal Medya Kullanımı Eğitimi Verdi

MarkeFront, T.C. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansına Etkili Sosyal Medya Kullanımı Eğitimi Verdi

MarkeFront, T.C. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) personeline yönelik düzenlenen kurumsal iletişim eğitimleri kapsamında “Etkili ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir