Anasayfa » ALINTI » Mesajlaşmaya Getirilen Her Kısıtlama Sosyal Medyayı da Vurur
Mesajlaşmaya Getirilen Her Kısıtlama Sosyal Medyayı da Vurur

Mesajlaşmaya Getirilen Her Kısıtlama Sosyal Medyayı da Vurur

Mesajlaşmaya Getirilen Her Kısıtlama Sosyal Medyayı da VururDaha önceki yazılarımda da değinmiştim, yeni seçim kanunumuz e.posta mesajlarının, parti üyelerine gönderilen mesajlar dışında siyasi propaganda aracı olarak kullanılmasını yasakladı.

Anayasal bir hak olan haberleşme özgürlüğüne apaçık aykırı olan bu yasa, muhalefet partilerinin Anayasa Mahkemesi’ne götürmekteki uyuşukluğu sayesinde yürürlüğe girince, sosyal medyanın propaganda aracı olarak kullanılması da dolaylı olarak olabildiğince kısıtlamış oldu.

Bilindiği gibi e.posta mesajları hemen her türlü sosyal medya kampanyasının başlangıç noktası ve çoğu sosyal medya ortamının da ayrılmaz bir parçası.

Facebook dahil çoğu sosyal medya ortamı, üyeler arasındaki etkileşimi, siteye “login” olmadıkları durumunda e.posta mesajlaşmalarıyla sağlıyor.

Çoğu sosyal medya ortamı büyümesini, üyelerinin gönderdiği üye olma davetiyelerini borçlu. Bu davetiyeler de e.posta ile dağıtılıyor.

Yeni seçim yasasının getirdiği siyasi propagandada e.posta kullanımı yasağı, sosyal medyanın propagandada kullanımını kapsamıyor diyenler işte bu nedenlerle çok yanılıyorlar.

Evet doğru yeni seçim yasası sosyal medyanın siyasi propagandada kullanımını direkt olarak yasaklamıyor ancak e.posta kullanımına getirdiği yasakla çok büyük ölçüde kısıtlıyor.

Sosyal medya iletişimini viral videolar üretmek, orada burada kimliksiz hesaplar açarak mesaj göndermek ve tartışmalara dahil olmak, gruplar kurup taraftar toplamak, sosyal medya ortamlarından temas kurulan kişileri gerçek ortamda bir araya getirmekten ibaret sananlar için yeni seçim yasası sosyal medyanın siyasi propagandada kullanılmasını engellemiyor tabii ki.

Öte yandan sosyal medya iletişimini, tüm bu yukarıdaki sosyal medya araçlarını da kullanarak merkezi ve bütüncül bir strateji olarak kullananlar için durum çok farklı. Sosyal medya iletişiminin bütüncül bir strateji olduğunu bilenler için e.posta da en az diğerleri kadar, hatta onlardan da fazla önemi olan bir ayağı sosyal medyanın.

Facebook, Friendfeed gibi popüler sosyal medya sitelerinde veya sosyal medya araçlarıyla donatılmış pazarlama/propaganda amaçlı portallerde açılan hesaplar ve toplanan üyeler yasak kapsamına girmiyor tabii… Öte yandan bu sitelerde açılacak hesapların kullanımı sırasında yapılması kaçınılmaz olan mesaj gönderimleri e.posta yoluyla yapıldıkları sürüce yeni seçim yasasının getirdiği yasakların kapsamına giriyor.

Bilindiği gibi sosyal medya sitelerinde iletişim şu şekilde işliyor. Facebook’da, Twitter’da ya da benzer sitelerde bir hesap açıyorsunuz ve hayranlarınız, arkadaşlarınız, takipçileriniz oluyor. Sonra da bu kişilerle iletişim içinde oluyor, haberleşiyorsunuz. Ancak haberleşme sadece site üzerinde yürümüyor, e.posta ile mesajlaşmalar da devreye giriyor. Örneğin arkadaş grubunuza toplu bir mesaj gönderimi yaptığınızda, site arkadaş grubunuzdakilere mesajınızı e.posta ile gönderiyor.

İletişim tamamen site üzerinden gerçekleştiriliyor olsa bu yeni çıkan yasanın kapsamında değerlendirilmeyebilir belki ama iletişim e.posta ile yapılmaya başlandığı anda yasak kapsamına girmiş olunuyor. Yasa, parti üyeleri dışındakilere siyasi propaganda amaçlı e.posta gönderimini yasaklıyor. Dolayısıyla elektronik yoldan yapılan tüm mesaj gönderimleri seçim yasakları kapsamına giriyor.

Sosyal medya pazarlamasının temelinde ise e.posta gönderimi var. Sosyal medya kampanyaları çoğunlukla e.posta ile toplu tanıtım mesajı gönderimiyle başlatılır. Sosyal medya kampanyasının çekirdek katılımcı kitlesi bu tek seferlik toplu e.posta mesajı gönderimiyle başlatılır. Yasa kapsamında bu tür gönderiler de yasaklanmış olduğundan, seçim kampanyasında sosyal medyanın kullanılması iyice zorlaştırılmış oluyor.

Yasa ile düzenlenmesi gereken alan, taciz edici izinsiz e.posta gönderimleri (SPAM) olmalı, e.posta ile tanıtımın tamamen yasaklanması değil. Ancak bunun için spam mesajın tanımını açıkça yapacak, izinli e.posta gönderimi ile izinsiz e.posta gönderiminin ayrımını net bir şekilde koyacak ve sadece izinsiz tanıtım mesajı gönderimini yasaklayacak bir yasa yapılması gerekir. Tabi aslında bu yasanın da Seçim Yasasınca değil İnternet’le ilgili bir düzenleme kapsamında yapılması gerekir.

Bizde ise tam tersi yapılıyor. Hatta e.posta kullanımını siyasi propagandada yasaklayan seçim yasası yetmiyor, e.posta ve kısa mesaj gönderimini pazarlamada da aşırı derecede kısıtlayacak yeni bir yasa tasarısı yapılıyor.

Bahsini ettiğim yasaklar Elektronik Haberleşme Kanunu’nda yapılması planlanan iki madde değişikliğiyle gelecek.

İstenmeyen cep telefonu ve e.posta mesajlarını hedefleyerek, belki de çoğumuzun ortak bir derdine ilk bakışta çözüm getirecekmiş gibi duran bu yasa değişikliği, göründüğü kadar masum değil. Hatta kuzu postuna bürünmüş bir kurt kadar tehlikeli.

Elektronik Haberleşme Kanunu’nda yapılması planlanan değişiklik, birileri farkına varıp dur demez ve yasalaşırsa elektronik ortamda Türkiye’ye yeni bir sansür gelmiş olacak. Yeni maddeler diyor ki, kimseye önceden yazılı veya elektronik ortamda iznini almadan tanıtım amaçlı e.posta mesajı gönderemezsin.

Oysa istenmeyen mesajlarla mücadelenin çağdaş ülkelerde uygulanan yolu bu değil. Doğru yöntem, gönderilen tanıtım mesajında, alıcıya postalama listesinden çıkmasını sağlayacak kolay, pratik bir yol sunmak.

Tanıtım mesajı gönderme hakkı önceden yazılı izin almak gibi bir koşula bağlanırsa, bu ancak geçici bir rahatlama getirecektir. Şirketler, müşterilerine çeşitli avantajlar sunarak cep telefonu numaralarını ve e.posta adreslerini vermelerini isteyen formları doldurtacaklar ve bu formların altında karınca duası gibi harflerle yazılmış, müşteri onayları bulunacak. Yani kısa bir süre sonra yine aynı noktaya döneceğiz. Hatta pek de farkında olmadan verdiğimiz onaylar nedeniyle, içine girdiğimiz postalama listelerinden çıkmamız pek öyle kolay da olmayacak.

Yapılması gereken istenmeyen mesaj alıcısının postalama listesinden çıkmasını kolaylaştırmak. Bu yöntem, şu anda yürürlükte olan yasada da var zaten. Ancak tanım yeterince iyi yapılmamış ve uygulanması gereken yöntem iyi tasarlanmamış. Yapılacak yasa değişikliğiyle kullanıcıların bu tür listelerden çıkması kolaylaştırılsa ve garanti altına alınsa herşey çözülecek.

Mevcut yasaya göre örneğin her cep telefonu operatörü müşterilerine, istemediği yerden mesaj gelmesini durdurmaya yönelik bir hat açmak zorunda. Ancak bu yöntem işlemiyor çünkü operatörler böyle bir hat açmakla yükümlü tutulmuşlar ancak bu hattı kullanarak şikâyette bulunanların şikayetlerinin sonuca bağlanması yeterince sıkı müeyyidelere bağlanmamış.

Yani yasa değişikliği, kullanıcının tacizci şirketten kurtulmasını kolaylaştırıcı ve sürekli kılıcı önlemleri düzenlese yeterli olacak.

Hakkında sosyalmedyapazarlama

Check Also

MarkeFront, T.C. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansına Etkili Sosyal Medya Kullanımı Eğitimi Verdi

MarkeFront, T.C. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansına Etkili Sosyal Medya Kullanımı Eğitimi Verdi

MarkeFront, T.C. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) personeline yönelik düzenlenen kurumsal iletişim eğitimleri kapsamında “Etkili ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir