Anasayfa » ALINTI » Sosyal Medya ve Christian Doppler, ya da, Bildiğiniz Medya Ölçümlemesinin Sonu (1. Kısım)
Sosyal Medya ve Christian Doppler, ya da, Bildiğiniz Medya Ölçümlemesinin Sonu (1. Kısım)

Sosyal Medya ve Christian Doppler, ya da, Bildiğiniz Medya Ölçümlemesinin Sonu (1. Kısım)

Sosyal Medya ve Christian Doppler, ya da, Bildiğiniz Medya Ölçümlemesinin Sonu (1. Kısım)Yaşam çizgisini değiştiren olay, Türk Havayolları’nın TK1951 sefer sayılı Tekirdağ uçağının, yerel saatle on buçuk sularında, Amsterdam’ın Schiphol Havaalanının “Polderbaan” olarak da bilinen 18R Pisti’ne, gözlerinin önünde büyük bir gürültüyle çakılmasıydı. Olayın ilk tanıklarından olan Nip, Internet erişimi olan telefonunu çıkarttı ve saat 10:39’da, ertesi günkü gazete manşetlerini belirleyecek olan ilk mesajını, Twitter üzerinden ‘cıvıldadı’: “Amsterdam Schiphol Havalimanında uçak kazası!!!”. Bir dakika sonra ikinci bir mesaj attı: “Schiphol Havalimanı yakınlarında düşen bir uçağa bakıyorum”; ve hemen ardından da yeni bir güncelleme: “Ortalığa bir sürü ilkyardım görevlisi üşüşüyor. Hala başka haber yok. Ağda başka haber bulamıyorum”. Gerisini, Sosyal Medya kendisi halletti. Kaza haberine ait, [#Schiphol] ‘hash-tag’li mesajlar, önce Twitter’da ‘Kartopu’ gibi büyüdü, oradan bloglara yayıldı, sonra da sosyal ağlara. İlerleyen saatlerde, Channel 4 News haber kanalı [@channel4news], medya tarihinde küçük bir devrim yarattı ve Jonathan Nip’le tarihteki ilk Twitter mülakatını gerçekleştirdi. Kazanın gerçekleştiği 25 Şubat 2009’un akşamında, CNN International [@cnni] bu küçük çaplı devrimi haber yapmak zorunda kaldı. Bugün, artık bir mikro-şöhret olan Jonathan Nip’in adı, neredeyse Schiphol Kazası ve Twitter’la birlikte anılıyor.

***
Sosyal Medya ve Christian Doppler, ya da, Bildiğiniz Medya Ölçümlemesinin Sonu (1. Kısım)

19 Kasım 1803’de dünyaya gelen Christian Doppler’in ataları, duvarcı ustasıydı. Salzburg’da, 1674’ten beri başarıyla sürdürdükleri, gelenekselleşmiş bir işleri vardı. İşte sağladıkları başarıyla, Salzburg’un Hannibal Meydanı’na (bugünkü Makart Meydanı), bakan bir ev inşa ettiler. Christian da o evde doğdu. Ancak sağlığı, aile işini görütmeye elverişli değildi. Çelimsiz ve kolay hastalanan bir çocuktu. Bu nedenle de, ataları gibi duvarcı ustası olmak yerine, önce matematik sonra da astronomi okudu ve usta bir bilimci oldu.

Christian Doppler, 1840’larda “Doppler Etkisi” olarak da bilinen kuramıyla, fizikte çığır açtı. Doppler, ışık veya ses kaynağının hareket etmesi durumunda, kaynağın ürettiği dalgaların hızı ile kaynağın kendi hızının üst üste binerek, yayılan dalgaların frekansını arttırdığını kanıtlamıştı. Yani, hareket eden bir ses ya da ışık kaynağının ürettiği ses veya ışık, alıcıya kendi frekansından daha yüksek bir frekansta ulaşıyordu. “Doppler Etkisi” olarak da anılan bu fizik kuralına, yaklaşan ambülansın sireninin tonunun yükselmesi, ya da, yanımızdan korna çalarak geçen bir aracın kornasının tonunun, yaklaşana kadar yükselmesiyle, günlük yaşamda sıkça şahit oluyoruz. Ancak, Doppler Etkisi’ni görmeye başladığımız diğer bir ortam da, artık Sosyal Medya.

Sosyal Medya’da ‘Kartopu’ Yaratan Doppler Etkisi

Jonathan Nip’i kısa sürede mikro-şöhret haline getiren olguyu, Sosyal Medya üzerindeki Doppler Etkisi’yle açıklamak mümkün. Bunda, elbette Nip’in kaza yerinden geçen ilk tanıklardan biri olmasını sağlayan şans faktörünün rolünü de gözden kaçırmamak gerekiyor. Ancak, konvansiyonel medya profesyonellerinin bir günde şöhret olduğu veya uçak kazası gibi çok da sansasyonel sayılamayacak bir olayı, haber atlatarak vermeleriyle şöhret oldukları bir durum, o güne kadar görülmüş-işitilmiş değildi. Nip’e saatler içinde şöhret getiren şey, Sosyal Medya’nın olağanüstü yayılım gücünün sağladığı haberin yayılım hızının, Sosyal Medya üzerindeki angajman hızıyla birleşmesiydi. Yani haber, Sosyal Medya üzerinde yayılırken, konvansiyonel medya üzerindeki gibi doğrusal bir yayılım göstermiyor, ‘re-tweet‘, ‘share‘, ‘like‘ vb. mekanizmalarla paylaşılarak, kopyalanarak yoğunlaştırılıyor; ve bu yoğunlaşma hızı (angajman) haberin doğrusal yayılım hızıyla birleşerek, ortaya Christian Doppler’in tariflediği yapısal sayılabilecek frekans yükselmesi çıkıyordu.

Sosyal Medya üzerindeki Doppler Etkisi’ni, Türk kamuoyu en son 12 Eylül 2010 Halkoylaması’yla birebir yaşadı. Özellikle Facebook vb. sosyal ağlarda paylaşılan, kimi video, görsel, yazı vb. politik mesajlar, paylaşılmaya başladıktan bir süre sonra, sadece politik aktivistleri değil, lehte veya aleyhte politik konum almak isteyen sıradan sosyal ağ kullanıcılarını da harekete geçirmeye başladı ve mesajların yayılımı angajman hızıyla birleşti. Aynı mesaj, bir süre sonra hiç beklenmedik bireylerden geri dönmeye başladı ve etkisi kendiliğinden arttı. Zira Doppler Ektisi’yle tariflenen mesajın yayılım hızı ile mesajın kendi hızı üstüste binmişti…

Ve yaşanan bu olgu, o güne dek ahir zaman allamelerinin bize sıkça anlatmaya çalıştığı, viral yayılım döngüsü veya ağızdan-ağıza pazarlama (WOMM – Word-of-Mouth Marketing) yaklaşımlarının çok ötesinde bir konuydu…

(Not: Bu yazım ilk olarak GENNARATION’da yayımlandı: http://www.gennaration.com.tr/internet/sosyal-medya-ve-christian-doppler/# . Ancak bazı yerleri “kesintiye” uğradığı için kendi blogumda “özgün” halini yayımlamak zorunda kaldım.)

Hakkında sosyalmedyapazarlama

Check Also

MarkeFront, T.C. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansına Etkili Sosyal Medya Kullanımı Eğitimi Verdi

MarkeFront, T.C. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansına Etkili Sosyal Medya Kullanımı Eğitimi Verdi

MarkeFront, T.C. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) personeline yönelik düzenlenen kurumsal iletişim eğitimleri kapsamında “Etkili ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir