Anasayfa » ALINTI » Keşfi ve Girişimciliği Facebook’lamak…
Keşfi ve Girişimciliği Facebook'lamak...

Keşfi ve Girişimciliği Facebook’lamak…

Keşfi ve Girişimciliği Facebook'lamak...Facebook çağımızın ciddi sosyal meselelerine gerçekten çözüm sağlayabilir mi? Singapur’un kolay kolay heyecana kapılmayan emektar Dışişleri Bakanı George Yeo’nun sözleriyle, gelinen noktada Facebook’un “Dünyanın en önemli sosyal altyapısını oluşturduğu söylenebilir.”

Peki Facebook ve diğer sosyal medya zeminleri günümüzün belki de en mühim sorununda, yani daha fazla istihdam yaratma meselesinde (zira birçok gelişmekte olan ülkede giderek çoğalan genç kitleler işgücü piyasasına giriyor) nasıl kullanılabilir? Gerçek hayatın sorunlarına yenilikçi çözümler getirmek ve girişimcilikle keşfi teşvik etmek yönünde yollar bulmamıza yardımcı olabilir mi?

Çok mu abartılı geliyor kulağa? Belki de değil. İşte sebebi: Yeni işler en iyi ya yeni talepleri karşılamak ya da bazı çok eski sorunları nihayet çözmek için üretilen fikirler temelinde yaratılır. Bunlar arasında sağlık hizmetine erişim sağlamak, eğitim sistemlerini reformdan geçirmek ve daha temiz çevreye ve insan faaliyetinin tüm alanlarında daha fazla kaynak tasarrufuna odaklanmak sayılabilir.

Şükür ki bunlar genç insanların yoğunlaştığı meseleler. Bu da gayet doğal, zira daha genç nesil ebeveynlerin neslinin yeterince üzerinde durmadığı sorunları çözmek için seferber olmaya meyillidir.

Ve şu da inkâr edilemez: Doğum patlaması sırasında doğan bizler bazı kritik meselelerde yetersiz kaldık. Dikkati insanın yaratıcılığına yoğunlaştırma gerekliliği açısından bugün kesinlikle tam zamanı.

Yalnız dâhiler dışa açıldı
Sosyal medyanın potansiyel etkisini küçümsemek veya önemini abartmak kolay. Önemli olan şu: ‘Haber imecesi’ veya ‘keyifli işbirliği’ gibi kavramlar 30 yaşın üzerindeki birçok insana hâlâ yabancı geliyor olsa da gayet cazip bir şeyi ifade ediyorlar.

Son zamanlarda büyük bir şirkette, en azından başarılı ve dinamik bir şirkette çalışan herkesin onaylayabileceği üzere, büyük şirketler dünya çapındaki kadrolarıyla tam da bu şekilde çalışmaya gayret ediyorlar.

IBM gibi bir şirketi ele alın. Çok da uzak olmayan bir geçmişte can çekiştiği söylenen şirket, son 10 yılda kendisini çarpıcı bir biçimde yeniden keşfetti ve tekrar hayata döndü. Dünyanın en büyük şirketlerinden biri için bu hiç de kolay değildi. Fakat oradaki yeniden keşif süreci iki sebepten işe yaradı; ki bu elini çabuk tutma sanatını yeniden öğrenen diğer dev şirketler için de geçerli. Birincisi, şirketlerin iç keşif stratejisi ve süreçlerini, mevkilere ve iş yapılan noktalara bakmadan, gerçekten küreselleştirmesi gerekiyor. İkincisi, bu keşif süreci daha önce hiç olmadığı kadar tümüyle ekip yönelimli gelişiyor. Yani artık ıssız laboratuvarlara kapanıp bir sonraki büyük fikirle içeriden fırlayan yalnız dâhiler dünyası yok.

Ekibe içkin olan becerileri açığa çıkarmak -ki bütün şirketlerin yegâne gerçek serveti budur- on yıllardır hâkim olan Amerikalı ve Avrupalı mühendis gruplarının ötesine geçmek anlamına geliyor.

Birçok başka şirkette olduğu gibi IBM araştırmacıları (ya da ilaç veya araba şirketlerindeki araştırmacılar) bugün verili bir problem üzerinde 24 saat boyunca çalışıyor. Enformasyon teknolojisini, iş paylaşım zeminlerini ve dahili bilgi yönetimini amaçlayan etkileşimli internet sitelerini kullanarak, projeyi dünyaya, yani farklı saat dilimlerinde çalışan araştırma ekiplerine yayıyorlar. Tıpkı büyük bankaların ticaret kılavuzlarını Hong Kong’dan Londra’ya, oradan New York’a kadar dünyanın her köşesine yaymaları gibi.

Dahası, iyi mühendisler artık eskisi gibi iyi şirket askerleri değil. Gün geçtikçe kendi tercih ettikleri yerlerde yaşamak istiyorlar ve bu illa ki büyük araştırma merkezlerinin bulunduğu yerler olmuyor. Bu da büyük şirketleri daha önce tahayyül edilemez olan bir şeyle başa çıkmak zorunda bırakıyor: Çalışanlarının en yaratıcı hissettikleri yere gitmesine izin vermek.

Şirketler değişiyor
Şimdi sorabilirsiniz: Niye büyük şirketlerin değişen doğası üzerinde bu kadar derinlemesine duruyorum? İki sebepten: Birincisi bugünün iş dünyasının (en azından başarılı şirketlerin) halihazırda aldığı şekli vurgulamak için: Gençleri kucaklayan, internet işbirliği ve haber imecesi gibi teknolojinin mümkün kıldığı trendleri uygulayan bir durum söz konusu. İkincisi genel olarak dünyanın henüz ortak ticari kavrayışı örgütlemediğine ve bunu hayati önemde kanallara sevk etmediğine dikkat çekmek için. Dünya çapında işbirliğinin en etkili yollarını bulmanın ve genç neslin becerilerine ve bizi sevk edecekleri yönlere gerçekten ayak uydurmanın hâlâ çok uzağındayız.

Bunlar kulağa hayal gibi mi geliyor? Bence değil ve bunun da çok bariz bir sebebi var: Eğer iş süreçleri ve keşif yönetimi büyük şirketler dahilinde daha az resmi hale gelirse, aynı gayri resmiliği şirket yapılarının dışında da kullanmanın önünde hiçbir engel kalmaz.

Girişimcilik için çok verimli
Büyük şirketlerin binbir çabayla öğrendiği şey şu: Bütün bunların gerçekleşebileceği ve nerede veya kim tarafından olduğunu öngörmeksizin sık sık gerçekleşeceği verimli bir ortamı yaratmak zorundalar.

Taze muhakemeler ve gerçek keşifler, işte çok çeşitli insanın, fikrin ve koşulun bir araya geldiği o nadir (ve öngörmesi zor) anda ortaya çıkıyor. Tam da o anlarda, kararlı girişimciler tarafından yeni pazarlarda satılabilecek yeni fikirler zuhur ediyor.

İşte bu bilinçle Kauffman Vakfı, Küresel Girişimcilik Haftası organize ediyor. Bu yıl üçüncüsü yapılan etkinlik çerçevesinde, 15-21 Kasım arasında 103 ülkeden on milyonun üzerinde genç insan fikir alışverişinde bulundu. Bu çabanın kritik bir parçası mahiyetinde, yenilikçi fikirler üreten ve küresel girişimcilik açısından verimli bir toprak yaratan zeminler olarak sosyal medya faaliyetlerine gün geçtikçe daha fazla vurgu yapıyoruz.

Gelecekte daha fazla ekonomik büyümenin hayata geçirilmesi, gözlerimizi açmamızı, bu amaçla yeni zeminler üretmemizi ve kolları sıvamamızı gerektiriyor. Genç insanların küresel çapta bir araya getirilmesi, bu denklemdeki kullanılmayan kilit önemde kaynaktır. (Radikal’e özel, Girişimcilik üzerine faaliyetlerde bulunan Kaufman Vakfı’nın CEO’su)

Hakkında sosyalmedyapazarlama

Check Also

MarkeFront - Sosyal Medya Pazarlama Eğitimi 4 Kasım’da Yapıldı

MarkeFront – Sosyal Medya Pazarlama Eğitimi 4 Kasım’da Yapıldı

Aytaç Mestçi tarafından verilen Sosyal Medya Pazarlama Eğitimi, 4 Kasım’da MarkeFront – MarkeSchool’da gerçekleşti. Sosyal ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir