Anasayfa » ALINTI » Blog Yazarlığı’nın Geleneksel Medya’ya Yansımaları
Blog Yazarlığı’nın Geleneksel Medya’ya Yansımaları

Blog Yazarlığı’nın Geleneksel Medya’ya Yansımaları

Blog Yazarlığı’nın Geleneksel Medya’ya YansımalarıGeleneksel basın, kesinllikle bloglara şans tanımıyor, balon gibi söneceklerini ve var olamayacaklarını dile getiriyorlardı. Konuyla ilgili benim de bir yazım bulunuyor. O zamanlar da, sanal alemin içerisinde etkin yer alan, blog yazarlarını anlamaya hatta kendi blogunu tutmaya çalışan bir kaç basın mensubu vardı: Sinem Dönmez, Zeynep Mengi, Nihan Bora, Melih Bayram Dede ve ustamız Serdar Kuzuluoğlu benim şu anda net hatırladıklarım. Onların dışında basın resmen cephe almış gibiydi ve arayı yumuşatmaya yanaşmıyordu.

Derken aradan sadece bir yıl geçti. Hoş, internet dünyasında bir yıl normal hayatın 10 yılına bedeldir bence.

Bu dönem Ertuğrul Özkök’ten ders aldım. Kendisi doktora dersimde hocamdı ve karşımıza çıktığı ilk günden beri Mark, Facebook, Twitter, Blog Yazarları konusunda konuştu. Gelişmeleri yakından takip ediyor ve olayın nereye gittiğini güzel bir şekilde gözlemliyor. Burada kendisine yapabileceğim tek bir eleştiri var. Sınıfta blog yazan 2-3 kişiydik ve   kendimizi tanıttık. Özellikle bu alanda hem akademik, hem sektörel boyutlarda çalışmam hem de iki blogun yazarı olmamdan dolayı, benim ve diğer arkadaşlarımızın da fikirlerini merak edeceğini sanmıştım. Ne var ki dönem boyunca kendi fikirlerimizi söyleme imkanımız olmadı. Oysa dönem boyunca konuştuğu konunun asıl sahipleri bizleriz ve bu konuyu az da olsa bizden dinlemesi hoş olurdu.

Ertuğrul Özkök gibi yılların gazetecisi, Yeni Medya’ya yüzünü dönen gazeteci sayısı hızla artmaktadır. Aslında ben bu artışı gözlemlediğimde çok da olumlu değilim. İnsanların artık Yeni Medya üzerinden “haber aldıklarını” fark eden geleneksel medya, bu alanı tekeline almaya çalışıyor.

Bunu yaparken de bu alanda varlık gösteren, asıl bu alanın sahipleri olan kişileri yok sayma eğilimini de gösteriyorlar. Ama farkında olmadan, geleneksel gazetelerini de yeni medya haberleri ile dolduruyor, tiraj artışını destekliyorlar. Her gün bir gazetede “en iyi bloglar”, ” en ilginç bloglar”, sanal alem ve sosyal medya haberleri, sosyal medya uzmanlığı konuları ele alınıyor. Köşe yazarları mutlaka bir yazılarında sosyal ağlara ve bloglara değiniyorlar.

Değinmek de zorundalar…

İnternet,  yasaklar olsa da, nispeten daha özgür bir ortam. En azından gerekli araç gereçlere sahip olan herkes kendisini ifade edebiliyor. Ben şimdi gidip de Hürriyet gazetesi’ne “Köşe yazarı olmak istiyorum” desem, muhtemelen haydi canım sen de cevabını alırım. Ancak internet sayesinde 4 yıldır yazabiliyorum, fikirlerimi paylaşabiliyorum ve belli bir kesimi etkileyebiliyorum.

Benim etkilediğim kesim 10.000 kişiyse aylık, daha da iyi bir yazar bunu 1.000.000 kişiye kadar çıkartabiliyor.

Blog yazarlığı işte böyle bir şey…

Geleneksel medya’ya ihtiyaç duymayan, Basın Meslek Okulu diploması gerektirmeyen, her alanda ifade özgürlüğü sunan bir dünya.

Herkes burada olduğuna göre, bir yazının bir kaç dakika içerisinde bir çok insana ulaşabildiğine göre, geleneksel medyanın da bu alana ısınması normal. Asıl beklediğim şeyse, blogu olan köşe yazarlarının çoğalmasıdır.

Blog yazarlığı, mikro blog yazarlığı, Vblogger gibi kavramlar daha da hayatımızda yer edinecek kavramlardır.

Hakkında sosyalmedyapazarlama

Check Also

MarkeFront, T.C. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansına Etkili Sosyal Medya Kullanımı Eğitimi Verdi

MarkeFront, T.C. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansına Etkili Sosyal Medya Kullanımı Eğitimi Verdi

MarkeFront, T.C. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) personeline yönelik düzenlenen kurumsal iletişim eğitimleri kapsamında “Etkili ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir