Anasayfa » ALINTI » Grup Alışveriş: Herkes İçin Fırsatlar ve Riskler!
Grup Alışveriş: Herkes İçin Fırsatlar ve Riskler!

Grup Alışveriş: Herkes İçin Fırsatlar ve Riskler!

Grup Alışveriş: Herkes İçin Fırsatlar ve Riskler!Türkiye’de fırsatlı grup alışveriş platformları daha erken davranan ülkelerdeki kadar ilgi çekiyor. Şehir Fırsatı, Grupanya, Markapon, Grupfoni gibi sayıları yirmiye dayanan pek çok e-ticaret girişimi, bir restoranda yemek veya konser, tiyatro gibi bir etkinlik ya da masaj, güzellik merkezi hizmetlerini toplu satın almanın yüzde 50’ye varan fiyat avantajıyla üyelerine sunarken, belli sayıda satış yapılmasıyla fırsat gerçekleşirse ciddi bir komisyon kazanıyorlar.

Etkin ve etkili pazarlık ile anlaşma yapma becerisine ek olarak e-ticarete veya müşteri yönetimine dair çok yoğun bir tecrübe ve uzmanlık gerektirmeyen böylesi bir alanda hızlı bir büyüme hiç şaşırtıcı değil. Girişin kolay olduğu grup alışveriş sektörü, her gelir ve eğitim seviyesinden Türk tüketicisinin ‘fırsat’, ‘özel promosyon’ ve indirimlere olan merakından da fazlasıyla besleniyor. Bunu da geçtiğimiz dönemde özel alışveriş siteleri Markafoni, Limango ve Trendyol ile diğerlerinin ve de grup alışveriş sitelerinin ne kadar çok kişiye internetten ilk kez alışveriş tecrübesi yaşattığını bilerek söyleyebiliyoruz.

Gerek internet kullanımında, gerekse de otomobilden televizyona kadar alışverişlerde erkeklerin ağır bastığı bir pazarda kadınların internet alışverişine sıcak bakmasını sağlayan büyük ‘fırsatlı’ giyim ve aksesuar ürünleri; hayat tarzlarını ekonomik şekilde zenginleştirebilecekleri indirimli bakım, güzellik, asistans ve diğer hizmetler Türkiye’de e-ticaret hacminin geleceği için umutlarımızı yaklaşık 1,5 yılda çok daha kuvvetlendirdi.

Fırsatçı olabilmeye öykünmeye ek olarak bu tip platformların sunduğu fırsatların zaman kısıtlaması olması da müşterileri, ani karar verme baskısı altında daha fazla tüketime yönlendiriyor. Yani, kuponla alışveriş kültürü çok da gelişmemiş bizlerin bu modele ilgi duymamız için pek çok neden mevcut. Aynı şekilde hizmetlerini indirim ile sunan işletmeler de, aslında yüz binlerce üyeye, alışveriş yapmasalar bile güzel ve etkili bir tanıtım yapmış oluyor, verdikleri indirimi bir nevi reklam ve halkla ilişkiler kalemi altında değerlendirebiliyorlar. Grup alışveriş platformu da, hem ürünlerin tedariği gibi lojistik süreçlerle boğuşmuyor, hem aldığı ödemeyi işletmelere aktarana kadar geçen sürede nakit akışı sağlıyor, hem de doğru işletmelerle çalışması halinde ölçeklenebilir modeliyle çok yüksek komisyon gelirleri elde edebiliyor.

Kuponlu müşteriyi memnun edebilmek

Fakat tabii ki bu iş kolunda da riskler ekosistemin farklı noktalarında tehlike arz ediyor. Öncelikle tüketiciler açısından bakacak olursak, bu sistemde onlara sunulan hizmet olan fırsatın algısı büyük önem taşıyor. Kuralları esnetmeye çalışmayan, caddede Pazar sabahı 9’da araba yokken bile kırmızı ışıkta karşıdan karşıya geçmeyen bireylerden oluşan bir toplumda toplu satın almanın gücü büyük saygı uyandırabilirken, daha esnek davranmaya, kendi kendinin fırsatını yaratmaya eğilimli olan Türkiye’de daha az dikkat çekebiliyor. Bugün grup alışverişle alakalı sohbetlerde “aynı restoranı kendim aradım, 8 kişi gelsek diye pazarlık yaptım, anladım ki menü fiyatları grup alışveriş reklamında üstü çarpıyla çizilen fiyattan düşükmüş” yorumunu duyuyoruz.

İşte bu algının yönetiminde maalesef tüm yük indirim sağlayan işletmecilerin değil, grup alışveriş platformlarının omzunda. Sundukları hizmete güven oluşturmak uzun vade için çok önemli. Yıllardır teknoloji marketlerinin üstünü çizdiği fiyatlar içeren reklamlarla karşılan farklı tüketici gruplarının “promosyon iletişimine” gittikçe inanç kaybettiğini yürüttüğümüz araştırmalarda bizzat gözlemlemiş biri olarak bunu risk görüyor ve her gün, her fırsatın en doğru şekilde iletişimin yapılması gerektiğine inanıyorum.

Müşteri açısından çok önemli bir diğer şey ise, fırsat ürün veya hizmetin kalitesi. İşletmenin kaldırabileceğinden daha fazla sayıda indirim kuponu satılması, ardından bu kuponları kullanmak isteyenlerin, beklenen seviyede hizmet almamasıyla sonuçlanabiliyor. Burada işletmeler ile grup alışveriş platformlarının iletişimi, doğru hedef belirlemeleri, her iki tarafın da diğerinin tecrübesinden yararlanması hayati önem taşıyor. Gerekiyorsa fırsata bir üst limit koyulmalı, bu her ne kadar grup alışveriş platformunun az önce değindiğim yüksek ölçeklenebilirlik avantajını yok etse de…

Çünkü sadece düşük marjlı, ucuz hizmetler değil, daha pahalı masaj gibi hizmetlerde, örneğin sadece bir aylık bir kupon indirimi süresince iş çıkışı saatlere randevu bulunamaması domino etkisi yaratarak sadece o işletmeciden değil, aynı sektörde diğer işletmecilerin vermeyi göze aldığı fırsatlardan da uzaklaşmaya neden olabilir. Markaya müşteri sadakati yaratmanın çok zor olduğu grup alışveriş alanında, fırsat platformunun, iş ortağı seçtiği işletmecileri test etmesi bir fark yaratabilir.

Çünkü üst limit uygulanmadığı, işletme seçiminin dikkatli yapılmadığı, müşteri yoğunluğu yönetiminin tamamen işletmeye bırakıldığı durumlarda, işletme görevlisi, telefonla rezarvasyon yapan müşterilere “bu Pazar günü ‘brunch’ için grup alışveriş sitesine ayırdığımız masalar doldu, en erken 2 sonraki Pazar gelebilirsiniz” gibi cevaplar verebiliyor. Her ne kadar bazı kampanyalarda bu durum satın alma sayfasında uyarı olarak müşteriye gösterilse de, müşteri işletmenin az masa ayırıp ayırmadığını sorgulayıp bunu grup alışveriş platformunun yönetim eksikliği ve etkisizliği olarak yorumlayabiliyor.

Müşteri sınıflarını farklı yönetmek

Tabii müşteri yoğunluktan, aldığı servisin beklentileri karşılamamasından şikayetçi olduğunda burada indirim yapmayı göze alan işletmecinin de hedeflediği faydayı kazanmasının zorlaşacağı aşikar. Bu durumda, çoğu ilk defa kupon alırken o işletmenin varlığını öğrenmiş kitleyi, o tek ziyarette uzun vadeli müşteriye çevirmek, ya da ek ürün ve hizmetler satmayı başarmak de zorlaşıyor.

Ayrıca ilgi çekmek için %50 seviyelerinde indirim yaparken kalan miktarın da önemli bir kısmını grup alışveriş platformuna bırakan işletmecinin de, bu yolla çektiği müşterileri kalıcı kılması için de hazırlık yapması gerekiyor. Bu hazırlık için de yine grup alışveriş platformlarının tavsiyeleri önem kazanabilir. Çünkü her ne kadar “fırsat” peşindekiler bu kuponları alıyor olsa da, genellikle sunulan indirimlerin yaşam tarzını çeşitlendiren, zenginleştiren hizmet ve ürünlerden sunulmasından da anlaşılacağı üzere, bir iş veya gelir kaynağı sahibi olan ve de dar gelirli olmayan bir müşteri kitlesiyle iş yapmış olunuyor, en azından şimdlik. Böylesi bir müşteri grubunun, indirim ile alışveriş esnasında değişen beklentileri üzerine de grup alışveriş platformu çalışanlarının tecrübe kazandığını düşünüyorum.

Bu yeni müşteri grubunun akını esnasında sadık ve uzun süreli müşteriler de aldığı hizmetin kalitesine isyan edip daha az ziyarete yönelebiliyor, hatta sadık müşteri olup da indirimden faydalanamamayı kabullenemeyip indirim talep ediyor. Tabii bunlara ek olarak sunulan hizmet veya ürünün fiyat algısının, böyle kampanyalarla zarar görmemesi için akıllı bir uygulama ve iletişim önem kazanıyor. Bu indirimleri özel nedenlere dayandırabilmek mevcut ve potansiyel müşteride, markanın kalite ve fiyat algısını yönetmek için çok önemli.

Grup alışveriş için görünürde sınır yok

Tabii basit görünümlü bir iş modeli bu kadar ilgi çekince herkesin kafasında grup alışveriş platformları neler yapmalı ve yapmamalı fikirleri de oluşuyor. Bu alandaki girişimciler de sürekli daha iyinin peşindeler. Sadece fırsatları değil, operasyonu güçlendirmek adına da kadrolar büyütülüyor, çağrı merkezleri kuruluyor.

Aslında ülke ekonomisinde KOBİ’lerin ağırlığını dikkate aldığımızda yerel/bölgesel fırsatların ciddi bir potansiyel sunduğunu görüyoruz. Bu potansiyelin güçlü şekilde harekete geçirilmesini sağlayacak yaklaşımlardan biri de sadece orta ve üst gelir grubunu hedefleyecek fırsatlar sunmakla yetinmemek, daha geniş bir tabana, daha “ortak” ihtiyaçlara inebilen çözümler de geliştirmek.

Tabii bu noktada sadece KOBİ değil büyük ölçekli projeler de akla geliyor, GSM iletişim paketleri, zorunlu veya temel sigortalar gibi ürünler, hatta market zincirleriyle, büyük marka fast food restoranlara yapılabilecek çalışmalar. Öte yandan büyük ölçekli projeler gerçekleştirmenin potansiyel etkisini düşünürken, böylesi projelere yine kendi müşteri ilişkileri yönetim araçlarını başarıyla kullanabilen kurumların da doğrudan girebileceğini düşünüyoruz.

GSM operatörlerinin çeşitli abone kulüpleri, spor kulüplerinin taraftar paketi içeren üyelikleri, hatta dünyanın en inovatif projelerini gerçekleştiren Türk bankalarının üçüncü partilerle ortak proje yapmaya eğilimi, önümüzdeki aylarda fırsat odaklı grup alışverişte çetin rekabet olabileceğini hissettiriyor.

Hakkında sosyalmedyapazarlama

Check Also

MarkeFront - Sosyal Medya Pazarlama Eğitimi 4 Kasım’da Yapıldı

MarkeFront – Sosyal Medya Pazarlama Eğitimi 4 Kasım’da Yapıldı

Aytaç Mestçi tarafından verilen Sosyal Medya Pazarlama Eğitimi, 4 Kasım’da MarkeFront – MarkeSchool’da gerçekleşti. Sosyal ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir