Anasayfa » ALINTI » Siyasi Girişimciler: Coakley ve Brown Kampanyalarından Sosyal Medya Dersleri

Siyasi Girişimciler: Coakley ve Brown Kampanyalarından Sosyal Medya Dersleri

Siyasi Girişimciler: Coakley ve Brown Kampanyalarından Sosyal Medya DersleriSon üç haftam ABD Senatosu seçimleri için Massachusetts’de yürütülen tuhaf kampanya tarafından işgal edildi. Massachusetts’de ve muhtemelen tüm ülkede siyasetin çehresini değiştiren iç ve dış kuvvetlerin fırtınasını yaşıyorduk. Ulusal katılımı sağlayan etmenlerden biri olan sosyal medya, kampanyayı daha önce yapılanlardan farklı kıldı.

Martha Coakley ve Scott Brown’ın kampanyalarından hem siyasiler hem de girişimciler sosyal medyayla ilgili olarak çok şey öğrenebilirler.

Açıklama – Martha Coakley için yürütülen kampanyanın yeni medya ekibine gönüllü destek verdim ve seçim süresince her iki kampanya için yürütülen çevrimiçi faaliyetleri yakından gözlemledim.

Ders 1:  Bazı şeyleri aynı eski yönetmlerle yapmak artık işinize yaramayacak.

Katrina kasırgasından kısa bir süre sonra New Orleans’ta bulunduğum sırada kulağıma gelen şeyi her zaman hatırlayacağım. Idea Village kurucularından Tim Williamson şöyle demişti: “Hükümet gelmiyor.Bizi bu karmaşadan kurtaracak girişimcilere ihtiyacımız var.”

İki imkansız gibi görünen seçimin ardından (Başkan Obama ve Massachusetts’den yeni seçilen senatör Brown), siyasiler ve siyasi kampanyalar için de aynı şey söylenebilirdi. Massachusetts’te, her iki kampanya da (Coakley ve Brown) her zaman ki siyasi içerikli kampanyalar gibi başladı ancak en girişimci kampanyanın kazanmasıyla sonuçlandı. Siyasi bir kampanya yürütme girişimci bir harekettir, Brown’ın kampanyası da bu oyunun kitabını yeniden yazmak için sosyal medyayla işbirliği kurdu. Brown’ın kazanmasında tek etken sosyal medya olmamasına rağmen, seçimin sonlarına doğru büyük bir rol oynadı.

Ders 2:  Sosyal Medya her şeyi etkiler.

Ne zaman iş dünyasında (şimdi de siyasi kampanyalarda) Facebook ya da Twitter tarafından etkilenmemiş, ya da bir şekilde bunlarla işbirliği içerisinde olmayan, bir söylem duysam, yalnızca kafamı sallarım.

  • Telefonsuz bir işletmeyi yürütür müydünüz? Sosyal medya platformları da e-posta ve telefon gibi iletişim araçlarından farklı değil. Sabit bir hattı olmayan veya e-postanın “eski moda” olduğunu düşünen kitleye ulaşmanın yolları orada var. Coakley’nin kampanyası sosyal medyanın telefon bankasına benzer bir şekilde potansiyel bağışçı ve oy verenlerle iletişim kurma yolu olduğu gerçeği üzerine kurulmadı.

 

  • Müşteri geribildirimi olmaksızın bir işletmeyi yürütür müydünüz? İnanın bana, isteyin ya da istemeyin, geribildirim çevrimiçi verilir – eğer sizinle ilgili değilse, rakipleriniz ve piyasayla ilgili olarak. Eğer bunu gözlemlemiyorsanız, kendinizi Coakley’nin kampanyasının konumunda bulabilirsiniz, içinde bulunduğunuzun sadece yerel planlar üzerine kurulmuş bir ulusal seçim olduğunu iş işten geçtikten sonra anlarsınız. Sosyal medya gerçek zamanlı geribildirim sağlar.
    Bu da 6 haftalık bir seçim kampanyasında yararlı olabilirdi.

 

  • Bir işletmeyi piyasadaki büyük trendleri gözlemleyip hızlıca ayak uydurmadan yürütür müydünüz? Sosyal medya yalnızca büyük bir trend değil; büyük trendleri belirlemek yöntemi.  3 Ocakta, Twitter üzerinden binlerce eyalet dışından Brown destekçisinin #MAsen tag’ini kullanmak suretiyle ve kendilerini Palin destekçileri (profil resimlerinde pembe ya da mavi P harfiyle), Çay Partisi yandaşları, hatta “Guns & God squad – Silah ve Tanrı Mangası” olarak tanımlayarak ortaya çıktığını gözlemledim. Paul Revere’nin Coakley Kampanyası, liberal blog yazarları ve DNC ile bağlantılı kişilere Çay Partisinin gelmekte olduğu yönünde bir uyarıda bulunduğunu hissettim… bu da beni bir sonraki noktaya götürdü.

Ders 3: Hiçbir seçim (ya da işletme) bir daha yerel olmayacak.

Scott Brown’ın binlerce online destekçisinin, yalnızca üçte birinden azı eyalet seçmenlerindendi. Bazıları bunları göz ardı edebilir, ancak bağış toplamadaki ve bilgi yaymadaki (gerçek ya da sorgulanabilir) etkileri, medya ve potansiyel seçmenler üzerindeki etkileri inkâr edilemez. Önümüzdeki 1-2 yıl içerisindeki tüm yerel kongre seçimlerinde de bunun böyle olmasını bekliyorum. Standart “yerel” seçim kurallarını uygulayanların da bundan haberdar olması gerekiyor.

Ders 4:  Sosyal medya birçok kampanya hedefini gerçekleştirmede kullanılabilir (hem de maliyetsiz).

Sosyal Medya Coakley kampanyasında sonradan akla gelen bir fikir olarak kaldı. Bu durumun savunması ise, destekçilerinin çoğunun Baby Boomer neslinden çalışan kadınlar, avukatlar ve emekliler olmasıydı. Bu gruplardan hiçbiri aşırı bir çevrimiçi varlık göstermezler. Normal bir seçimde ( örneğin genel seçimler), kaynak ayrılması ya da kendi stratejisiyle işbirliği oluşturmak bu kadar önem arz etmezdi. Kendisinden çok daha başarılı bir sosyal medya stratejisi ve varlığı sergileyen adaylardan Alan Khazei’ye rağmen oyların çoğunu toplayarak yarışı kazandı. Ancak, çok yakındaki genel seçimlerde, sosyal medya aşağıdaki yöntemlerle farklılık yaratabilir:

  • Bağış toplama. Scott Brown günde 1 milyon $’dan fazla çevrimiçi bağış topladı. Ortalama bağış rakamı 75$ idi, anladığım kadarıyla, 25$’lık bağışları bertaraf eden çok sayıda yüksek bağış rakamı vardı.
  • 40 yaş altı ve azınlık gruplarını kazanmaya çalışmak.
  • Coakley’nin kamu önündeki imajını yumuşatarak onu insanlara daha yakın ve ulaşılabilir hale getirmek.
  • Scott Brown’ı tanımlamak
  • Kampanya reklamları/mesajları için deneme sürüşleri
  • Karşı tarafın yaydığı yanlış veya negatif bilgileri gözlemleyip karşı eylem geliştirme (Ben zamanımın çoğunu bunu yaparak geçiriyorum.
  • Televizyon reklamları için daha fazla yayın süresi ve görünürlük elde etme.
  • Olumlu ve belirli bir meseleye eğilen mesajlar duyurmak. (Zamanımın diğer bir büyük kısmını, etkinlikleri eş zamanlı olarak tweetleme ve belirli meselelerle ilgili makalelerin ortalıkta dolaşmasını sağlamakla geçiriyorum.)
  • Destekçilerle ilişki kurmak ve sorularına yanıt vererek (“İmzaları nerelerden toplayabilirim?” gibi) “hareket”in bir parçası olduklarını hissettirerek onları motive etmek.
  • Kampanya gezilerini ve gidip-oy-kullanın hareketlerini daha iyi organize etmek. (Son iki günümün tamamı, telefon bankası ya da TV aracılığıyla ulaşılamamış olabilecek topluluklara seçmen ve gönüllülerle aracılığıyla bilgi iletmek; kararsızlara üzerine eğildiğimiz meselelerle ilgili bilgi ulaştırmakla geçti.)

Ders 5: Sosyal medyayı doğru şekilde uygulamak için, sadece strateji oluşturmak yetmez; doğru kişilerle çalışmalı ve kaynakları doğru paylaştırmalısınız.

Coakley kampanyasında birkaç kişi yeni medya için görevlendirilmişti, ancak aralarında bir “sosyal medya şampiyonu” yoktu. Diğer bir deyişle, hiçbirinin sosyal medyayla ya da sert mücadelelerin geçtiği ulusal kampanyalarla ilgili yeterli deneyimi yoktu (yine, Coakley’nin savunması, kimsenin bunun ulusal bir referandum şeklinde sonuçlanacağını düşünemediği ve sosyal medyanın siyasi arenada o kadar da uzun bir süredir yer almadığıydı). Ancak, eğer “ sosyal medya şampiyonu” olarak deneyimli biri bu göreve getirilmezse, kampanya ihtiyaç duyduğu kaynakları (çevrimiçi reklam paraları ve çalışanlar) elde etmek için ihtiyaç duyduğu etkiyi yaratamaz.

Yukarıda belirtildiği gibi, sosyal medya kampanyanın neredeyse her cephesine etki eder, verilmek istenen mesajdan toplanan bağışlara, hatta insanları oy kullanmaya ikna etmede bile, Coakley’nin kampanyasında tüm bu gruplar farklı cephelerde yer aldılar. Pek çok organizasyonda da gerçekleşen aynen budur. Ya sosyal medyayı tümden reddederler ya da Facebook sayfası olan bir genci görevlendirip daha sonrasında ona ihtiyaç duyduğu örgütsel seviyede destek, kaynak ve/veya herhangi bir girdiden mahrum bırakırlar.

Ders 6:  Bir kez yenilik getirmeniz sizi ömrünüz boyunca yenilikçi kılmaz.

Başkan Barack Obama’nın bağış ve oy toplamak için yürüttüğü abartılı sosyal medya kampanyasını hepimiz duyduk. Kaldı ki bu sosyal ağlar genel popülasyon içerisinde henüz yeni doğmuşken gerçekleşti. Aslında, CNN Başkan Obama’nın göreve getirildiği sosyal ağlardan bir araç olarak bahsetmeden önce pek çok yetişkin henüz hiç Facebook kullanmamıştı. Şimdilerde Çay Partisi sosyal medyayı grupça daha yenilikçi ve stratejik bir şekilde 2010’da Amerika’yı Geri Kazanma Devrimi için kullanıyor.

Evet, “Amerika için Örgütlenme” kampanyanın son günlerinde etkinleştirildiğinde, Martha Coakley için kullanılan oylarda büyük bir değişim yarattı, ancak bu etki çoğunlukla e-mail ve telefon yoluyla elde edildi. Bunun yanı sıra, seçim günü de hangi seçim noktalarında gönüllülere ihtiyacımız olduğunuz ve buralara nasıl ulaşılacağını tweetlemek üzere bir grup yönlendirdik. Benim ağır aksak İspanyolca tweet yazma ve hashtagler yerleştirme girişimlerim de bu çabalar içerisindeydi (yardımcı olan herkese teşekkür ederim!), ancak yine de uygun hazırlık ve kaynakla yapabileceğimiz daha çok şey vardı.

Yukarıda bahsettiklerimiz bir seçimleri yerinden oynatmak için yeterli miydi? Belki hayır… ama kim bilir?

En Üst Kat – Taban Çizgisi: Geleneksel seçim yöntemlerini pencereden fırlatıp atmamız gerekiyor. Kampanya yürütme işi girişimci bir mücadeledir ve girişimciler geleneksel yöntemlerle yol almazlar. Sosyal medya olmaksızın yürütülen bir kampanya- bir aday, üst düzey yönetici, sosyal medya danışmanları için bir bütçe ve kaynak tahsisini içermeyen –  kaybetmeye mahkûmdur. Ve aynı şey işletme planları için de geçerlidir.

Hakkında

Check Also

MarkeFront, T.C. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansına Etkili Sosyal Medya Kullanımı Eğitimi Verdi

MarkeFront, T.C. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansına Etkili Sosyal Medya Kullanımı Eğitimi Verdi

MarkeFront, T.C. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) personeline yönelik düzenlenen kurumsal iletişim eğitimleri kapsamında “Etkili ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir