Anasayfa » ALINTI » Sosyal Medyada Reklamın Ne Kadarı Fazla?
Sosyal Medyada Reklamın Ne Kadarı Fazla?

Sosyal Medyada Reklamın Ne Kadarı Fazla?

Sosyal Medyada Reklamın Ne Kadarı Fazla?Eskiden bildiğimiz reklam anlayışı değişmekte. Ev veya iş yerinde geçirdiğimiz zamanlar uzadıkça, teker teker, sosyal medyaya akmaktayız. Sosyal medyada geçirdiğimiz saatlerde de;  kafamızdaki konu o anda iş bile olsa, yarı-eğlenceli oyunlar gibi bakıyoruz sayfalara. Bu ‘eğlenceli’ sayfalara bakarken, en algıya açık halimizle oturuyoruz ekran başına. Biraz ‘captive audience’ (esir alınmış izleyici) durumu da var. 

Bazı sosyal ‘medium’lar, daha ciddi; bazıları ise, daha rahat. Sadece ekrana yazılanları okusanız bile bu genel çizgiyi gözlemlemek mümkün. Bazı ortamlarda, politik görüş belirtmek; serbest iken, fotoğrafların paylaşıldığı sitelerde, bu tip görüşler ‘kıvamında’ verilmeli.

‘Hard sell’ dediğimiz agresif satışlara da hiç sıcak bakılmıyor sosyal medyada.

Biraz kafa dağıtmak, biraz toplamak, biraz bilgilenmek, biraz da ünlü kişiliklerle temas için kullanılıyor bu ortamlar. Sosyal medyada reklam yaparken de, bu konularda hassas olmak gerekiyor.

Kurallar kimin için geçerli? Bir de bunu değerlendirmek gerek. Büyük markalar, yaratıcı viral fikirleriyle yayıldıkça, esasında yalnızca aile fotolarına bakmak için sosyal  paylaşım sitesine girmiş kişi bile, farkında olmadan etkide kalıyor. Küçük markalar veya tanınmamış kişiler; sosyal medyada sesini yükseltmeye kalktığında da tepki görüyor. Zaman zaman, kendi yakın çevresi tarafından bile susturulmak isteniyor. Güçlünün sesini yükseltebileceği, geleneksel medyadan, sosyal medyanın farkı yok bu anlamda.

Sosyal medyada, küçük markaların yaptıkları ‘duyuru’ kabul görüyor; ancak ‘hard-sell’ yaklaşımlar tepki alıyor veya tepkisizlikle cezalandırılıyor.

Bununla birlikte, yaratılan içerik seyredeni eğlendiriyorsa; hele de biraz bilgilendiriyorsa, alkışlanıyor. Tabii marka bilinirliği ve satışa yansımasını da ayrıca değerlendirmek gerek.

Tepki gören markalar da; sosyal medyaya ait olmadıklarını düşünmeden önce, kendi kullanımlarında hata yapıp yapmadıklarını tartmalılar. Sosyal medya hepimizin. Her birimiz, oluşturuyoruz sosyal medyayı da. Aynı toplum gibi. Eğer, sosyal medyada tepki görüyorsanız, durup düşünün. Sorun o medyaya ait olup olmamak değil; kullanım hatasında olabilir.

Hangi ‘medium’u kullanacağınız, amacınızla ve tabii ki bütçenizle ilgili. Zamanınız da para gibi değerli. Bir analoji yaparak bitirelim. Diyelim ki, apartman komşularınıza sesleneceksiniz. Bunu, yöneticiden telefonlarını alıp, evlerinden arayarak da yapabilirsiniz. Kapılarını çalarak da. (Uygun olmadıkları zamanda yakalarsanız, kötü tabii.) Ya da, hepsini bırakıp, bir sandalye tepesine çıkar, günün/gecenin ortasında bağırırsınız. Apartman ortasında. Hele bunu bir kaç gece üst üste tekrar ettiğinizi düşünün.

Hangisi, mesajı iletmekte etkili? Hangisi akılda kalır? Hangisi beklediğiniz aksiyona dönüşür? Siz karar verin.

Kaynak: madamemag.com

Hakkında sosyalmedyapazarlama

Check Also

MarkeFront, T.C. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansına Etkili Sosyal Medya Kullanımı Eğitimi Verdi

MarkeFront, T.C. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansına Etkili Sosyal Medya Kullanımı Eğitimi Verdi

MarkeFront, T.C. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) personeline yönelik düzenlenen kurumsal iletişim eğitimleri kapsamında “Etkili ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir